Yaşam kalitesi, bir bireyin yaşamdaki hedefleri, beklentileri, çıkarları ve yaşam standardı ile ilişkili konumdaki algısıdır. Sağlıkla ilgili yaşam kalitesi ise sağlığından memnuniyetini ve sağlık durumuna duygusal tepkisini içermektedir. Baş ağrısı hem bireylerin yaşam kalitesini kötüleştirir hem de topluma ciddi bir yük getirir. Başta migren hastalarının yaşam kalitesini arttırmak için tavsiyeler olmak üzere baş ağrısının yaşam kalitesine etkileri burada anlatılmaktadır.

Migren hastalığı yüzünden migren hastası karanlık ve sessiz bir yerde sığınmaya meyillidir. Parlak ışıklar ve yüksek sesler migreni tetikleyebilir veya ağrıyı şiddetlendirebilir. Migren geçirdikten sonra kokular daha yoğun hissedilebilir. Bu kokular migreni bir anda tetikleyebilir. Yürüme veya merdiven çıkma gibi rutin aktiviteler migren ağrısını daha da kötüleştirebilir.

Bazı migrenler egzersiz (koşma, ağırlık kaldırma) veya eforla (cinsel aktivite) uyarılır. Efora bağlı baş ağrısı olan insanlar, beyin anevrizması gibi altta yatan nedenleri bulmak için kapsamlı bir çalışma gerektirir. Konuşma zorlukları bir migrenin yolda olduğuna dair başka bir işaret olabilir. Konuşma sorunlarını ilk kez yaşıyorsanız, sorunların felç gibi daha ciddi bir sorunla ilgili olmadığından emin olmak için bir doktora başvurun.

Migren hastalarını durumları ve tedavileri hakkında eğitilmeli ve kendi kendilerini yönetmeleri için teşvik edilmelidir. Vücudu yoracak etkinliklerden kaçınarak stresten uzak eğlenceli ortamlarda daha sık vakit geçirilmelidir. Daha şiddetli migren hastaları ve baş ağrılarında NSAID’lere veya kombinasyon analjeziklerine zayıf yanıt veren hastalarda migrene özgü ajanlar (örneğin, triptanlar, dihidroergotamin ) kullanılmalıdır.

Diğer tedavilere iyi cevap vermeyen şiddetli migren hastaları için kendi kendine uygulanan bir kurtarma ilacı varsa uygulanmalıdır. Hastaları risk konusunda eğiterek ve sıklıkla baş ağrısı çeken hastalarda profilaktik ilaçlar kullanarak aşırı ilaç kullanımına karşı korunması sağlanmalıdır. Bunun dışında migrene özgü ilaçların şiddetli ataklar için erken kullanımı en iyi sonuçları sağlayabileceği unutulmamalıdır.

Araştırmacılar, migreni olan bazı kişilerin beyin hücrelerinin, bozulmuş oksijen metabolizmasına neden olan bir mitokondriyal fonksiyon bozukluğu olabileceğini öne sürmüşlerdir. Magnezyum takviyesi, migren hastalarının mitokondriyal enerjisini glikoliz, Krebs döngüsü ve oksidatif fosforilasyondaki rolü ile arttırma potansiyeline sahiptir. Aynı şekilde, riboflavin (B2 vitamini) ve koenzim Q10 (CoQ10), beyinde mitokondriyal enerji üretiminde merkezi rol oynar ve bu besinlerin terapötik dozlarını gösteren birkaç çalışma, migren sıklığı ve süresinde önemli düşüşler sağlar. Son çalışmalar, B6, B12 vitaminleri ve folik asit ile takviye ederek migren hastalığının iyileştirilmesi konusunda cesaret verici sonuçlar ortaya koymuştur.

Migren hastalığının tedavisi için kesin bir tedavi yoktur. Migrenleri ilaçla tedavi etmenin 2 yolu vardır. Belirtileri azaltmak için migren atakları sırasında ilaç alabilir (akut tedavi) veya atakları önlemek veya azaltmak ve ağrının şiddetini azaltmak için günlük olarak ilaç alabilirsiniz (önleyici tedavi).

Akut tedavi, asetaminofen, aspirin ve ibuprofen gibi reçetesiz satılan ağrı kesicilerden (veya analjeziklerden) oluşur. Bu ürünler sizin için işe yaramazsa, doktorunuz daha güçlü bir analjezik veya migren nedenlerine daha etkili bir ilacı verebilir. Bu migrene özgü tedaviler, triptan sınıfından (sumatriptan, almotriptan veya zolmitriptan gibi) ilaçlar veya dihidroergotamin burun spreyi gibi ergot tipi ürünleri içerebilir. Gerekirse, bulantı ve kusma için ilaçlar da reçete edilebilir. Bu tedaviler ne kadar erken uygulanırsa, o kadar etkili olurlar.

Kaynak : Migren Hastalarının Yaşam Kalitesini Arttırmak İçin Tavsiyeler